selam sevgili günlük ve sevgili lantanacığım,
pek iddialı ve denemediğimiz bir başlık oldu farkındayım:)bu aralar kendimi edebiyat dünyasının(hikaye) serin kollarına bıraktım.akşamları pc kullanımını kaldırarak kendime zaman yarattım diyebiliriz.neyse ne işte böylece sebahattin ali okumaya başladım.önce kürk mantolu madonna'yı sonra sırça köşkü okudum.şiddetle tavsiye ederim der ya kitap eleştirmenleri aynen öyle cancanım.ne özlemişim kısa kısa öyküler okumayı.allahım ne güzel bir his.özellikle sırça köşkte çirkince ve sırça köşk favorim oldu.böyle böyle işte cancanım.birde seni çok özledim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder